Kazancını Artırmak İsteyenler İçin Gelir ve Satış Ortaklığı Sistemi ve Vergilendirilmesi

0
497

Türkiye’de her geçen gün online reklam pazarı büyümektedir. 2011 yılında yaklaşık 830 milyon TL ciro olan dijital reklam pazarı, 2017 yılında 2.163 milyon TL’ye ulaştı. İnternetin kullanım oranının artması ile paralel olarak reklam pazar payı da internet reklamları lehine değişmiştir. İnternetten gelir elde etmenin giderek arttığı günümüz teknolojisinde, kişiler kendi internet sayfasında satış ve pazarlama ortaklığı anlamına gelen “affiliate marketing” ile banner ve linkler aracılığıyla satış ortaklığı aldığı sitenin referans linkiyle diğer kitlelere ulaşarak bu hedef kitleler üzerinden komisyon, gelir elde edebilmektedir.

Gelir ve satış ortaklığı temelde internetten para kazanma yöntemidir. Yani başka firma ya da kişilere ait ürün ya da hizmetlerin satışıyla gelir elde edilmektedir. Sistem şu şekilde işler: satışı yapan firma ya da kişi, aracılık eden kişiye verdiği referans link sayesinde yapılan her satıştan para kazanılır. Bu yöntem ile kazanç elde etmenin çeşitli yöntemleri vardır. Hepsinin ortak noktası internet üzerinden online olarak yapılıyor olmasıdır. Satış ortağı olduğu bir firmanın ürününü pazarlamak için kendinize bir blog açabilir, sosyal medya platformalarında ya da YouTube üzerinden ürün tanıtımı yapıp referans linki paylaşarak satış yapabilirsiniz.

Sizlere bu iş modeli ile bir kaç önemli bilgi verdikten sonra Türkiye’de internet kazançlarının vergilendirilmesiyle ilgili son durumu aktarmak istiyorum.

Gelir ve Satış Ortaklığı Nedir?

CPM (Cost Per Mile) yani 1000 gösterim başına 1 TL gibi online reklam tipleri, yerini satış ortaklığı modeline bırakmış ve CPA (Cost Per Action) yani aksiyon başına ödeme olarak tanımlanmıştır. Bu işi yapmak isteyen kişiler, gelir ve satış ortaklığı programlarından yararlanarak tamamen kendi çabaları ile ürün ve hizmetin reklamını yaparlar. Bu ürünü veya hizmeti almak isteyen kişilere, referans linklerini içeren bağlantıları ulaştırabildiklerinde yaptıkları satıştan kendi paylarını alırlar.

Aksiyon başına ödeme yani bir formun doldurulması, bir ürünün web sitesine yönlendirilmesi, ürüne ait banner’a tıklanması gibi işlemleri ifade etmektedir. Gelir ve satış ortaklığı sayesinde ürün ya da hizmetin sahibi, reklam ve pazarlama maliyetinden kurtulurken, satış ortağı kendisine ait olmayan bir ürün ya da hizmetin reklamını yaparak para kazanır.

Gelir ve Satış Ortaklığı Nasıl Yapılır? Yöntemleri Nelerdir?

Reklamını yapmak istediğiniz ürün ya da hizmetleri araştırıp, hangi firmaların bu işi yaptığını öğrenip, tüm bunların listesini yaparak internetten kolay ve hızlı bir şekilde para kazanmak için ilk adımı atabilirsiniz. Örneğin, Türkiye’de türev piyasaların canlandırılması kapsamında Borsa İstanbul VİOP(Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası) işlem hacminin arttırılması için çalışmalar başlatmıştı. Blog sayfanızda forex ve VİOP hakkında bilgi arayan kişilere ulaşarak, size özel referans kodlu linklerinizi blog yazılarınıza ekleyerek para kazanabilirsiniz.

Gelir ve satış ortaklığı iş modelinde 2 (iki) yöntem bulunur. Bu yöntemleri çiftçi ve avcı yöntemleri olarak sıralayabiliriz. Çiftçi yönteminde bir blog sayfası açıp ürün ya da hizmet ile ilgili makaleler yayınlarsınız. Bu makaleler ne kadar kaliteli ve bilgilendirici olursa tanıtımını yaptığınız ürün ya da hizmetin potansiyel müşterisi referans kodunun bulunduğu bağlantılara tıklayarak, üyelik açması veya form doldurması ile kendi payınızı kazanmış olursunuz.

Diğer yöntem avcı yöntemidir. Bu yöntemde, müşteriyi siz bulursunuz ve ona referans kodlu bağlantılar gönderirsiniz. Sosyal medyaforum ve email gibi doğrudan iletişim kuracağınız yerlerde bu paylaşımı yaparsınız. Google Adwords bu aşamada en iyi platformdur. Bu yöntemin profesyonelce planlanması gerektiğini ve maliyetinin yüksek olduğunu unutmamak gerekir.

Gelir ve satış ortaklığında en iyi strateji blog açmaktır. Blog açmadan önce hangi şirketin hangi hizmetine veya ürününe yönelik çalışacağınıza karar vermelisiniz. Blogunuzu açtıktan sonra ürünü veya hizmeti tanıtan tatmin edici bilgiler paylaşmalı ve ürünü abartılı bir şekilde öven yazılardan kaçınarak referanslı kodlarınızı paylaşabilirsiniz. Gelir ve satış ortaklığı programı düzenleyen markaların sevdiği diğer etkili bir strateji ise email dir. Blogunuza kayıtlı kişilere düzenli tanıtımlarınızı gönderip, kişilerin bağlantılara tıklamalarını sağlayabilirsiniz.

Satış Ortaklığı Veren Şirketler Neler?

Türkiye’de kolaylıkla yapabileceğiniz satış ve gelir ortaklığı şirketleri bulunmaktadır. Gelir ve satış ortaklığı programı veren bazı şirketler: GCM Partner, Gelirortakları.com, Amazon, Binance, Admitad, ReklamAction, Xticaret, Clickmerkez, Odaklıpazar, Medikalize, Çicek sepeti, Flixbus, Hepsi bahçemden, Trendyol, Tchibo, Modanisa, Bilet.com, Godaddy, iTunes, Under Armour ve Sigortam.Net.

Türkiye’de gelir ve satış ortaklığı sistemini birçok firma kullanmaktadır. Son dönemde, THY, Gittigidiyor, Hepsiburada gibi bilindik markalar da bu yöntemi kullanmaktalar.

İnternet Reklam Gelirlerinin Vergilendirilmesi

İnternet üzerinden verilen reklam hizmetleri, klasik reklam anlayışından uzaklaşıp kişilerin ilgi alanlarına göre değiştirilebilir ve kişilere özel reklam yayınlanabilir hale gelmiştir. Dolayısıyla, gelir ve satış ortaklığı ile reklam yapmak isteyenler, kişilerin sahip olduğu internet sayfalarında (blog) reklam yayınlamak suretiyle gelir elde edebilirler. Ziyaretçi sayıları yüksek olan internet sitesi sahipleri de reklam yayınlayarak gelir elde etmek amacıyla, gelir ve satış ortaklığı programı sunanlarla irtibat kurarak bu iş modeline başlayabilirler.

Konuyu kurumlar vergisi açısından değerlendirecek olursak uygulamada karmaşaya neden olabilecek bir durum söz konusu değildir çünkü kurumlar vergisinde kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır. Gelir vergisinin 37’nci maddesine göre her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç ticari kazançtır.

Gerçek kişiler açısından ise bir ticari faaliyetten elde edilen gelirlerin ticari kazanç olarak değerlendirilebilmesi için devamlılık unsurunun bulunması gerekmektedir. Eğer bir ticari organizasyonun varlığı varsa devamlılık unsuru ortadan kalkar. İnternet sayfasının ticari bir faaliyet amacıyla açılmış olması durumunda herhangi bir satış gerçekleşmemiş olsa dahi ticari bir organizasyon ortaya çıkmış olacağından internet reklam gelirleri dahil her türlü gelirler ticari kazancın unsuru kabul edilir. Ancak kişisel bilgilerin paylaşıldığı, kazanç gayesiyle oluşturulmamış bir internet sayfasında elde edilen reklam gelirlerinin ticari faaliyet kapsamında olup olmadığının tespiti için devamlılık unsuruna bakılır. Söz konusu reklam gelirleri sürekli elde edilmişse ticari kazanç, aksi durumda arızi kazanç olarak değerlendirilir. Arızi Kazanç kısaca devamlılık arz etmeyen faaliyetlerden elde edilen kazançları ifade etmektedir. Gelir Vergisi Kanununun 82’nci maddesinde yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı, 2019 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 33.000 TL olarak tespit edilmiştir. Gelir vergisi kanununun 82’nci maddesinde yer alan arızi kazançlar belirtilen tutarları aşmamak şartı ile vergiden istisna edilmiştir.

Gelir ve satış ortaklığı ya da blogunuzda reklam yayınlama ile blogunuza gelen ziyaretçiler sitenizdeki içeriği tıkladığında iş ortağı olduğunuz siteye gidiyor ve burada satın alma yapıyor. Sizde satılan bu ürün üzerinden bir komisyon alıyorsunuz. Bir başka ifadeyle de, blogunuz içeriklerinde (yazılar, görseller, ses dosyaları, videolar) satış ortağı olduğunuz ürünlerin pazarlamasını yaparak bu ürünlerin online satışından kazanç elde ediyorsunuz. Bu çerçevede devamlı olarak aracılık hizmeti veren blog sahibi gerçek kişi ticari kazanç elde ettiği için vergi mükellefi olacaktır. Blogunuzun trafiği (ziyaretçi yoğunluğu) fazla ise, çeşitli firmalardan, internet üzerinden online satış yapan ürün sahiplerinden, Google AdSense ve benzer reklam ağlarından blogunuza reklam alarak kazanç elde etmeniz oldukça kolaydır. Verdiğiniz reklam yayınlama hizmeti devamlılık gösteriyorsa vergi mükellefi olmanız gerekiyor. Kazanç sağlayan kişi Gelir veya Kurumlar vergisine tabi olduğu gibi, diğer taraftan Katma Değer Vergisine de tabidir.

Maliyet Bakanı Ağbal, 11 Nisan 2018’de “İster sosyal medya ortamında ister internet ortamında, isterse kişinin kendi oluşturduğu bir internet sitesi üzerinden kişi, devamlılık arz edecek şekilde bir faaliyet yürütüyorsa, gelir, kazanç elde ediyorsa kişinin bu faaliyete başlamadan önce en yakın vergi dairesine gitmesi, orada kendisine bir vergi mükellefiyeti açtırması lazım. Ve yaptığı satışlar, sunduğu hizmetler nedeniyle de fatura düzenlemesi, bu faturada KDV’yi ayrıca göstermesi, bunu da her ay KDV beyannamesiyle vergi dairesine beyan etmesi lazım.” açıklamasıyla internet fenomenlerinin ve internetten gelir elde edenlerin gelir vergisine tabi olacağı mesajını vermişti.

19 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 476 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, internet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin olarak, bu hizmeti verenlere veya internet ortamında reklam hizmeti verilmesine aracılık edenlere yapılan ödemeler gelir / kurumlar vergisi stopajı kapsamına alınmıştır. Karara göre, internet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin olarak, bu hizmeti verenlere veya verilmesine aracılık edenlere yapılan ödemeler üzerinden, hizmeti verenin durumuna bağlı olarak belirlenen oranlarda stopaj yapılacaktır.

İnternet ortamında verilen reklam gelirlerinin stopaj kapsamına alınması, geliri elde eden kişi ve kurumların vergi yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. Bu çerçevede örneğin, internet ortamında reklam alan ve bu işi ticari faaliyet tanımı kapsamına giren kişilerin defter, belge ve beyanname yükümlülüğü doğmuşsa, bu yükümlülük devam edecektir.

Yaptığınız faaliyet doğrultusunda öncelikle bir mükellefiyetiniz yok ise vergi kanunlarına göre vergi dairesine kayıt yaptırmanız gerekmektedir. Bunu ikamet adresinizin bulunduğu yer vergi dairesine giderek ya da interaktif vergi dairesinde( ivd.gib.gov.tr ) işe başlama dilekçesi oluşturarak gerçekleştirebilirsiniz. Sonrasında vergi kanunlarına göre sizin için belirlenen usulde defter tutmak ve tüm ticari hareketlerinizi vergi kanunlarına uygun olarak bu defterlere kayıt etmek zorundasınız. Elde etmiş olduğunuz kazançlarınızı ve giderlerinizi, mükellefiyetinizin statüsüne göre belli aralıklar halinde bir mali müşavir tarafından defterinize kayıt ettirmeli ve vergi dairenize beyan etmelisiniz. Ayrıca, internet üzerinden reklam geliriniz varsa her ay Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi Sistemine (BTRANS) de bilgi vermeniz gerekiyor.

Eğer geliri elde eden kişi 29 yaşından daha küçük ise ve ilk şirketini şahıs işletmesi olarak kuruyor ise internet üzerinden elde ettiği kazancı üzerinden gelir vergisinden 75.000 TL’ye kadar istisnadan yararlanabilir.

SONUÇ

İnternet sayfası üzerinden reklam geliri elde edenler açısından ortaya çıkacak vergisel yükümlülüklere ilişkin olarak yukarıda verilen açıklamalar çerçevesinde ilgili hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Özetle; Kurumlar vergisi mükellefleri tarafından elde edilen söz konusu reklam gelirleri herhangi bir kritere bakılmasızın kurum kazancına ilave edilmelidir. İnternet üzerinden reklam gelirinin gerçek kişiler tarafından elde edilmesi durumunda söz konu­su internet sayfası ticari bir organizasyon niteliği taşıyorsa ticari kazançtır. Ticari organizasyon niteliği taşımayan internet sayfası (bilgi paylaşımı, haberleşme gibi) üzerinden reklam geliri elde edilmişse, faaliyetin sürekliliğine bakılmalıdır. Sürekli reklam geliri elde edenlerin ilgili kazançlarını ticari kazanç olarak, aksi durumda arızi kazanç olarak dikkate alınması gerekir. Reklam hizmetleri ticari faaliyet kapsamında ise, Türkiye’de verilmiş ol­duğundan katma değer vergisinin konusuna girmektedir. Dolayısıyla söz konusu hasılatlar üzerinden katma değer vergisi hesaplanması gerekir.

Yazar: Mahmut Olcay Çelik – medium.com

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz